SIKÇA SORULAN SORULAR

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Nedir?

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), nöro-psikiyatrik bir rahatsızlıktır. Toplumda % 3-5 oranında görülmektedir. Dikkatini toplayamayan her çocuk, DEHB tanısı almaz. Rahatsızlık tanısı için bazı kriterler belirlenmiştir. 

Dikkatsizlik için:

a) Çoğu zaman dikkatini ayrıntılara veremez, okul veya iş yerinde, ya da diğer etkinliklerde dikkatsizce hatalar yapar. (Okuma ya da yazma sırasında harf hataları, sınavlarda yanlış seçenekleri işaretleme, iş yerinde verilen bir görevi eksik, yineleyen hatalarla yerine getirme, savsaklama, bir an önce bitirmek için özensiz davranma, gibi)

b) üzerine aldığı görevlerde ya da rol aldığı etkinliklerde dikkati dağılır, etkinliği sürdüremez.

c) doğrudan kendisine konuşulduğunda çoğu zaman dinlemiyormuş gibi görünür.

d) çoğu zaman yönergeleri izlemez ve okul ödevlerini, ufak tefek işleri ya da iş yerindeki görevlerini tamamlayamaz

e) çoğu zaman üzerine aldığı görevleri ve etkinlikleri düzenlemekte zorluk çeker.(Etkinlikleri sıralayamaz, sıklıkla organize olama, zamanı doğru kullanmaz)

f) çoğu zaman sürekli zihinsel çabayı gerektiren görevlerden kaçınır, isteksizdir.(Ders boyunca dikkatini sürdüremediği için sıkılır, bazı çocuklarda ayağa kalkıp dolaşma görülebilir)

g) genelde eşyalarını kaybeder (kalem, kitap, diğer ders araçları)

h) çoğu zaman dikkati dış uyaranlarla kolaylıkla dağılır.

i) günlük etkinliklerinde sıklıkla unutkandır.

Hiperaktivite ve İmpulsivite (Dürtüsellik) için:

a) çoğu zaman elleri, ayakları kıpır kıpırdır ya da oturduğu yerde kıpırdanıp durur.

b) çoğu zaman sınıfta ya da oturması beklenen diğer durumlarda oturduğu yerden kalkar.

c) çoğu zaman uygunsuz olan durumlarda koşuşturup durur ya da tırmanır

d) çoğu zaman, sakin bir biçimde, boş zamanları geçirme etkinliklere katılma ya da oyun oynama zorluğu vardır.

e) çoğu zaman hareket halindedir ya da bir motor tarafından sürülüyormuş gibi davranır.(Riskli davranışlarda bulunmaktan çekinmez, yüksek yerlerden atlar, genelde bu çocujların vücutlarında çok sayıda düşme izi, yaralanma sekelleri bulunur)

f)  çok konuşur.(Konuşmaya başlarken ne söyleyeceğini unutup başak bir konuya atlar, kafası karıştıkça esas konuda uzaklaşır)

g) kendisine sorulan soru tamamlanmadan hemen cevabını yapıştırır.(Sıklıkla sorulanlara uygunsuz yanıtlar verirler, konuyu bildikleri halde bilmiyormuş ya da algılayamıyormuş gibi bir izlenim bırakırlar)

h) çoğu zaman sırasını bekleme güçlüğü vardır.(Telaşlı, sabırsız, bazen nezaketsiz tavırları bu yüzdendir)

i) çoğu zaman başkalarının sözünü keser ya da yaptıklarına karışır.

DEHB tanısının konulabilmesi için çocukta bu tanı ölçütlerinden çoğunun bulunduğu saptanmalıdır. Ayrıca belirtilerin 7 yaşından önce başlaması, hem okulda hem evde görülmesi gereklidir.

Çocuğun bu bulguları göstermesine neden olabilecek başka bir rahatsızlığının bulunmaması gerekir. Yakın zamanda kardeş doğumu olmuş ya da anne-baba ayrılığı yaşamış bir çocuk, yukarıda sayılan belirtilerin tümünü gösterse de DEHB tanısı konmadan önce uygun süreçte izlenmelidir.

Son zamanlardaki Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu vakalarında görülen artış neden?

Son zamanlarda dikkat sorunu yaşayan çocuklarda artış olduğu söylenebilir. Bunun nedeni sıklıkla televizyon, internet, çeşitli tabletlerin ve oyun konsollarının sık ve uzun sürelerle kullanımı gibi görünmektedir. Çocuk çok küçük yaşta bu oyuncaklarla (!) tanışıyor ve zevk aldığı, zaman kavramını yitirdiği aktiviteler nedeniyle derse ya da aktif dikkat kullanacağı, zor görevlere zaman ayıramıyor. Bazı çocuklar da diğerlerinden daha hareketli olduğu için yanlış olarak, "hiperaktif" olarak tanımlanmakta. Oysa çocuğun tükettiği şekerleme, kakao, yapay gıda boyaları, hazır gıdalar düşünüldüğünde sadece bunların bile hareket miktarını artırıp doğru düşünmeyi engellediği bilinen ve Çocuk Hastalıkları Uzmanı hekimler tarafından sıklıkla dile getirilen bir gerçek.

DEHB bu durumdan farklı, yukarıda da belirtildiği gibi, nöropsikiyatrik bir rahatsızlıktır ve toplumda tahmin edildiği kadar yaygın görülmemektedir. Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları günümüzde çok daha ciddi ele alınmaktadır. Okullara verilen eğitim seminerleri, anne-baba bilgilendirmeleri, daha çok sayıda vakaya ulaşmamıza, tanı koyarak bu çocukları tedaviye yönlendirebilmemize olanak vermektedir.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’ nda Beslenmede Özel Noktalar

Gün içinde çocuğun protein ağırlıklı beslenmesi genel uyanıklık ve dikkat düzeyini arttırır. Özellikle yumurta ve peynir içeren bir kahvaltı tercih edilmelidir. DEHB olan çocuğun kahvaltısında kakaolu fındık kreması, bol şekerli kahvaltılık gevrekler, meyve aromalı ve yine bol şekerli sütler, meyve sularının bulunması doğru değildir. Bu gıdalar çocuğun hareketliliğini arttırarak dikkat süresini azaltır. Ayrıca yüksek oranda yağ içeren poğaça, kruvasan, börek gibi gıdalar çocuğun DEHB tedavisi için kullandığı ilaçların emilimini geciktirir. Böylece ilaçların dikkat arttırıcı etkileri beklenenden uzun süre sonra ortaya çıkar.

Yapılan araştırmalar, yapay gıda renklendiricileri, yapay aromalar, basit şekerler ve tatlandırıcıların çocukların dikkat, algı ve hafıza özelliklerini olumsuz yönde etkilediğini ortaya koymuştur.  

Tedavi almakta olan DEHB olan çocukların kullandıkları ilaçlar yan etki olarak gerginlik, sinirlilik, uykusuzluk yapabilir. Bu yan etkiler de çocuğun beslenmesindeki protein miktarı artışıyla azaltılabilir.

Tüketilen ekmek, pirinç, makarna gibi karbonhidrat kaynaklarının tam tahıllı ya da kepekli olanlarından tüketilmesi, ani kan şekeri düzeyi değişikliklerinden koruyacağından, dikkatin sürekliliği de artırır.

Margarin, Ayçiçek Yağı ya da Kanola Yağı tüketimi DEHB olan çocukların beslenmesinde önerilmemektedir. Bu yağların yerine tereyağı, zeytinyağı kullanımı tercih edilmelidir.

Yağlı tohumlar (kuruyemişler, badem, ceviz, fındık) tüketimi hem dikkat süresinde artış sağlar hem hafızanın güçlenmesine yardımcı olur. Özellikle öğrenilmiş bilgilerin unutulmaması, kalıcı hafızaya yerleştirilmesi için yağlı tohumların tüketilmesi değer taşımaktadır.

Ayrıca çocuğun DEHB tedavisi sırasında almakta olduğu ilaçların ailelerini endişelendiren ciddi kilo kaybıyla birlikte büyüme, gelişme geriliği gibi ortaya çıkabilecek yan etkileri bu yağlı tohumların düzenli tüketimiyle en aza indirilebilir.

Kahvaltı ve öğle yemeğinde yüksek protein içeren gıdaların tüketilmesi, ara öğünlerde taze meyve ve sebzelerin, kuruyemişlerin çocuğa sunulması önem taşır. Akşam yemeğinin yüksek karbonhidrat içeren bir öğün şeklinde hazırlanması yararlıdır. Bu şekilde DEHB olan çocuklarda sık görülen uykusuzluk, aşırı hareketlilik şikayetleri azaltılabilir.

Çocuğun beslenme listesinde omega-3 içeren (balık, badem, ceviz, semizotu, keten tohumu, gibi) besinlerin bulunması büyük önem taşır.

Bu önerilerden de anlaşılabileceği gibi kötü beslenme ya da yeme alışkanlıkları tek başına Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’ na neden olmaz.

İlaç tedavisi ve davranışçı terapi teknikleri dışında sadece beslenme önerileri DEHB ‘nun etkili bir tedavi yöntemi olarak kabul edilemez. Sadece tedaviyi destekleyici, ilaç yan etkilerini azaltıcı besin gruplarından yarar sağlanabilir.