SIKÇA SORULAN SORULAR

Çocuklarla Tartışmak Doğru Mu?

Anne ve baba ile tartışma ilk ne zaman başlar?

Çocuk yaşamın ilk yılında tümüyle anneye bağımlıdır. Beslenme, tuvalet, sevgi, ilgi ve bakım görme annenin ya da bakım veren kişinin kontrolü, bir yönden “insafına” bağlı gerçekleşir. Henüz konuşamayan, isteklerini ifade edemeyen, yaşadığı sıkıntıyı adlandıramayan bebek, sadece ağlar. Bu şekilde bakımından sorumlu kişileri uyarır ve işine yarayacak bir sonuç elde eder.

Yaşamın ikinci yılında çocuğun duygusal ihtiyaçları artar. Fiziksel ihtiyaçlarını daha kolay anlar, ayırt eder ve ifade etmeye çalışır. İşte bu dönemde çocuk, kontrolü de eline almak isteyecektir.

İstediği zaman, istediği yerde yemek yemek, tuvalet ihtiyacını istediği zaman ya da hatta istediği yerde gidermek, istediği, sevdiği giyeceği giymeyi tercih etmek yönünde sözleri ve eylemleri ortaya çıkar. İnatçı, gergin ve mızmız bir hale gelebilir. Ailesiyle çocuk bu dönemde çatışmaya başlar. Giymeyi tercih ettiği giysi yazlıksa ve hava çok soğuksa ebeveynler çocuğa karşı çıkar, kışlık, onu soğuktan koruyacak giysiler giydirmek isterler. Çocuğun bunu reddetmesi ile çatışma başlar ve ebeveynin tutumuna, çocuğun mizaç özelliklerine göre tartışma alevlenir ya da söner.

Tartışmaların yoğunlaştığı bir diğer dönem de ergenlik. Özellikle çocuğun yaşamındaki ilk 3 yıl yoğun çatışmalar, tartışmalar, inatlaşmalar yaşandıysa ergenlik dönemi geldiğinde yoğun kavgalar yaşanması beklediğimiz bir durum.

Tartışmalar büyük kavgalara dönmeden nasıl önlenir?

Çocuk büyürken tartışmalar da büyük kavgalar da yaşanabilir. Bundan kaçınmak doğru da mümkün de değildir. Önemli olan tartışma sırasında kişilerin olabildiğince öfke denetimini sağlayabilmesi, karşısındaki insana saygısını koruyabilmesi, çözüme dönük tartışabilmesidir.

Çocuk, kendisini sosyal ortamlarda nezaket sınırları içinde savunmayı, isteklerini ve haklarını düzgün şekilde ifade etmeyi en iyi, kendi evinde, ebeveynlerinden öğrenir. İstekleri ve haklarını uygun şekilde ifade ederken istediği şekilde yanıt alamadığında gerginlik yaşayacaktır ancak bununla baş etmeyi öğrenmesi anne ve babası ile geliştirdiği ilişki sırasında öğrendikleriyle olur.

Çocukla tartışırken nelere dikkat edilmeli?

Ebeveynler çocuklarından saygı bekliyorlar ancak sıklıkla onlara saygı göstermekte zorlanıyorlar. Çocuklarından bir şey isterken rica eden, yaptığı bir olumlu davranış karşısında teşekkür eden, kırdığında özür dileyen anne baba sayısı çok değil. Öncelikle ebeveyn ve çocuk arasında bu tür ilişki geliştirmekte yarar var. Tartışma olmadan önce kurulan ilişkinin tarzı önemli denebilir. Sürekli alttan alan, çocuğun her dediğini yapan ebeveyn de çocuğun kendisine saygı duymasına engel oluyor bu haliyle.

Tartışma sırasında ebeveyn çok öfkelenmişse tartışmayı biraz ertelemekte yarar var. “Şu an ikimiz de çok öfkeliyiz, biraz sakinleştikten sonra konuşalım” önemli bir cümledir ve çocuğa çok şey öğretir. Fiziksel ve sözel saldırı, dalga geçme, çocuğun geçmişte yaptıklarını ya da başaramadıklarını anımsatma olabilecek çözümü erteler ve çocuğun öfkesinin artmasına neden olur. Sonraki yıllarda da hiçbir işimize yaramaz. Amaç, çocuğu susturmak değil, anlamak olmalıdır. Bunun için de gerekirse o ortamdan başka bir odaya geçmek, sakinleşmemize ve karşımızdakini anlamaya yardımcı olabilecektir.

Nasıl çocuklar tartışmaya daha çok meyillidir?

Yaş dönemi olarak 2-3 yaş dönemi ve ergenlik tartışmalar açısından önemli dönemlerdir. Birey, kendisi olmaya, istediklerinin ve istemediklerinin farkında olmaya başlar. Bunlar için kendince mücadele eder

Anne ve/veya babasında öfke denetim sorunu olan çocuklar, tartışmaya daha çabuk girer ve daha büyük öfke sorunu yaşarlar.

Erken çocukluk döneminde her istediği yerine getirilmiş çocuklar fazla talep etmeye ve bu talepler konusunda hoyrat davranmaya yatkındırlar.

Psikiyatrik bozukluğu olan çocuklar (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, Davranım Bozukluğu, Karşıt Olma Karşı Gelme Bozukluğu, Depresyon, Kaygı Bozuklukları, gibi) hem ebeveynleriyle hem akranlarıyla daha sık ve şiddetli kavgalara girmeye meyillidirler.

Fiziksel rahatsızlığı olan (Diabet, Hemofili gibi kronik rahatsızlıklar) ya da çeşitli operasyonlar geçirmiş, sık hastane yatışları olan çocuklar da yaşadıkları sürekli gerginlik, endişe durumu nedeniyle tartışma ve kavgaya dahil olma açısından riskli çocuklardır.